29 Haziran 2010 Salı

Yine yeni yeniden

Hey sen! Merhaba!!

Çok uzun zaman oldu seninle birlikte aslında ortak yaşadığımız fakat özel olduğuna inandığımız yaşamımızı, yaşamımı paylaşmayalı... Uzun zamandır ben de sen gibi kendi çapında yuvarlanarak hayatta kalmanın iksirini arıyordum. Açıkçası tam buldum derken sürekli yanlış iksirden tadıyorum son zamanlarda, bir doğru bir yanlış derken idare ediyorum aslına bakarsan...Gözden uzak olan gönülden ırak olurmuş demişler ya çok doğruymuş, insan aslında çevresinden uzaklaştıkça kendisinden de uzaklaşıyor bir nebze de olsa...Hayatımın temellerini yeniden atıyorum burada, herkesten, senden uzakta... Gün güzel doğuyorsa ve hüzün benden uzaktaysa o zaman sana daha çok yaklaşıyorum aslında...Geride bıraktıklarım hep yakınımda, çekip çıkartıyorum zaman zaman onları, bazen otobüste giderken sana benzetiyorum birisini, bazen bir ses duyuyorum ya da bir an geliyor seninle birlikteymişim gibi hissediyorum. Hüzün,sevinç, öfke, yılmışlık. Aslına bakarsan ufak bir köpek yavrusu gibiyim şu anda, ya terk edileceğim ya da senin desteğinle ayağa kalkıp yürümeye devam edeceğim. Sanma ki kolay şu anda burada yaşadıklarım. Herkesin kıskanabileceği olanaklarda yaşamanın dayanılmaz hafiflikte olan cezasını içten içten her gün çekiyorum. Var mısın sen de benimle bu heyecanı, hüznü,hayatımı,hayatını günbegün yaşamaya?